
senelerdir geçirdiğim en güzel doğumgünümdü bu...
çok mutlu oldum çookk, çok da şımardım.
sevdiklerim bunun için herşeyi hazırlamış,gözümün içine bakıyorlarmış meğer benim haberim yokmuş.
çook seviyorum sizi çokkkk
p.s: mumumu üflerken dileğimi de tuttum, beyazatlı bir chriscornell hehehe
11 aralık’07
Son bikaç saat, yirmilerimin son yılına bikaç saat kaldı işte...
Küçük bi durum değerlendirmesi sonucu çok şanslı olduğuma karar verdim. Çok güzel yaşadığıma...
Öyle çok şey yaptım, o kadar çok güzel anım var ki.... sırtıma çantayı vurup gezdim, kaygısız aylak aylak dolaştım, sarhoş olmanın tadını sonuna kadar çıkardım, eğlendimm, inlerle cilerin çelik çomak oynadığı bir gün binlerce yıllık bir kentte gün batımında onlara katıldım, bütün hayranlığımla kocaman taşların arasında öylesine boşboş zamanda asılı kaldım, şehrin önyargılarını kırdım, dokununca ağlayacak kadar aşık oldum, kokusu senelerce genzimde kaldı...
Sonlara doğruysa temeller attım, sırtımdaki yüklerin bazılarını indirdim köşede, yeni dostlarımı kucakladım ilk kez, beynimi benliğimle harmanlamayı, büyümeyi, 2x2 sonsuz olabilirken, binleri toplasan da elin boş kalırmış, kaybederek de kazanılırmış ve bu kesinlikle haksızlık değilmiş....öğrendim.
Zamandan gün çaldım defalarca. üçkağıtçılığı da öğrendim yani arada ;)
Hayat griymiş de orasına burasına tutuşturduğumuz dilek çaputlarıymış onu renklendiren ve dostlarmış peri tozunu serpiştiren dörtbir yanımıza.
her zaman gülümserim işte bunlardan ben :))