
13 ekim’07
bayram bu malum istemeye istemeye ayak sürüyerek gittiğiniz ziyaretler yapılır, görmekten köşe bucak kaçtığınız kim varsa garip bir asaletle evinizin baş köşesine kurulur ki siz de ona çikolata ikram edin diye bekler.
Keşke bizim aile için de herşey bu kadar basit ve yüzeysel sinir bozuculukta olsa. Kısa sürede atlatılabilecek bir sevimsiz bir anı olarak kalır. Ev halkının geneli kadınsa, çoğunluğu bekar ya da dul 60 yaş üzeri yaşamı dört duvardan ibaretse yapılacak tek şey gün sonunda üç yıl yaşlandığınızı kabul edip harika bir içki sofrası için hazırlıklara başlamak en iyi çözüm.
İşte böylesi bir günde akşamı bile bekleyemeyen ben koltuğumun altında kase diğer elimde mikser ağzıma bile tatlılar yapmak için kendimi mutfağa kapattım. En iyi başlangıç, tencere dibini kazırken kan şekerinizi yükselterek biraz normale dönebilirsiniz.
Tablo tam anlamıyla “marjinalgörünümlüevkızı” sendromuna uygun... fonda son günlerde bulduğum kült filmlerimin müzikleri, rachmaninofflar havada uçuşuyor, sözde misafirler için anne yadigarı tarifle hazırlanmış homemade l,körümüz de aperatif olarak tüm bunlara eşlik ediyor (doz arttırımı şiddetle tavsiye edilir ;))
Huşu içinde balkonda içkimi yudumlarken ailemizin kalan tek erkeğinin neden son yıllarda mutfak işlerine bu kadar sarmış olduğu beynimde daha bir yerine oturdu. Yapacağı başka bir şey yok, kedisi dahil tüm dişilerin anormal olduğu bir evde önünde önlük elinde tespih dolaşmak çok da garip değildi aslında. (yüzyıla damgasını vuracak bu kareyi nasıl da kaçırdım ben!!)
No comments:
Post a Comment