Monday, October 22, 2007

ve... motor...


yazı karamsar gelmesin sadece kafamdakilerin hafif törpülenmiş, bütün köşeleri şöyle bir dolaşmış, biraz da humour ile pudralanmış hali...
herşeyden bir kuple yani...
durum komedisi gibi düşünmek lazım, tekrarlar ne kadar sıklaşırsa cast üzerine o kadar çok çalışmak gerekiyor ;)

22 Ekim’07

düşünüyorum; eğlenceli, havada uçuşan bir şeyler yazmak için... olmuyor.
kendime sardım son birkaç gündür. Hırpalamak için değil, aslında pamuklara sarmak lazım beni. bugün ayrı bunalmış, orman, çam pürü kokusu, eski bir dağ evi ve arkadaşları özlemiş.
kaçış planları suya düşmüş. Akıl uzaktaki dostlarda...
yerleşik kimliğime aykırı devinen bir gezgin de var aslında içeride bi yerde (bazen burası çok kalabalık olabiliyor)
gitmek lazım arada nefes almak için. Ağaçlara sarılmak, kendi ‘black rock’ımızda biraz enerji toplayıp zamanın hafızasına bulaşmak.
kendi hafızamız yetmiyor bazen. Yettiğinde de donuk ve renksiz kalabiliyor.
gerçekliğim garip bana bile yabancı zaman zaman.
dışarıdan görülen neyse benim aynada gördüğümle örtüşmediği kesin.
konuşurken, karşımdakini kaydeden bir objektif olduğumu farzedin..... (ne kadar zor olabilir ki, hepimiz öle yabancı kalmıyor muyuz zaman zaman?)
işte sonradan bandı geri sarıp izlediğimde alt yazıları daha net görüyorum. kayıttayken konduramadığım o küçük yazılar belirginleşiyor.
ve o paragraflarda “ben” o kadar yokum ki.
boşuna anlatmışım bunca zaman diyip vazgeçtiğim an.
kısa süreli vazgeçişler, hayat uzun... yeni kayıtlar, yeni gösterimler....
belki bir gün altın palmiyeyi kaldırırım kimbilir :)

No comments: