
23 ekim’07
nutkum tutuldu, nefesim kesildi, boğazım düğümlendi...
sabah ki neşemden eser yok şimdi.
Yarım saat öncesi itibarıyle yeni alışkanlıklar kazanma dayatması gırtlağımda bir bıçak gibi kendini hissettirdi.
Yeni her zaman için iyi midir ya da ilerleme midir gerçekten??
Sürekli alışılması gereken yeni durumlar, yeni koşullar.... böyle böyle mi olmuyordu değişim dedikleri. Bir tarafımız törpülenirken diğer taraflar keskinleşiyor, horst ve grabenenler sürekli yer değiştiriyor, tektonik kırılmalar yerküremizi sarsıyor.
yuvarlanarak, el yordamıyla yol almaya çalışıyoruz bunların arasında....
sürecin içindeyken neleri bırakıp neleri tutabildiğimizin hesabını yapmak abaküsle çok bilinmeyenli denklem çözmek gibi.
Ama birazcık yavaş olsa olmaz mı!!! Kabuklarım çatlak çatlak, bitkilerimin iki yeşerip köklenmesi en azından yüzeyi koruyacak bir ağ oluşturması için zaman da lazım.
Son çare toprak ihraç etmeye başlayacağım ne kadar elim varmasa da....
Akışkanlığımdan şüphe eder oldum.
No comments:
Post a Comment